Hemoroid (Basur) Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Hemoroid (Basur) Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

ERKEK SAĞLIĞI, Genel, KADIN SAĞLIĞI, SAĞLIKLI YAŞAM Eyl 15, 2022 Yorum Yok

Nasreddin Hoca’nın “damdan düşenin hâlinden damdan düşen anlar” sözüyle başlayalım. Hemoroid yani halk arasındaki bilinen adıyla basur rahatsızlığı çekenler gerçekten ağrılı zor bir süreç yaşarlar ki bu rahatsızlığı yaşamış olmayan birisi o sıkıntılı süreci asla anlayamaz. Hemoroid hastası kişiler genelde bu hastalığın tedavisinin olmadığını düşünürler ya da hastalık vücudun çok mahrem bir bölgesinde nüksettiği için doktoruna gidip tedavi olamazlar. Ama hemoroid bir sağlık sorunudur ve en azından tedavisi vardır, bunun altını çizmek gerekir. Peki bu sağlık sorununa nasıl yaklaşmak gerekiyor, hangi tedavi yöntemleri uygulanıyor bunları inceleyeceğiz.

Hemoroid Nedir?

Hemoroid nasıl bir hastalıktır, öncelikle hastalığın teşihisinden başlamak gerekiyor çünkü teşkis döneminde sıkıntı yaşanabilir mi onlardan da bahsetmekliyiz. Halk arasında “basur” da denilen hemoroid hastalığı her 3 kişiden 1’inde görülen bir rahatsızlıktır. Aynı şekilde kalın bağırsak kanseri de maalesef vücudumuzun aynı bölgesinde oluşan ve yine çok sık görülen tehlikeli bir hastalık, dolayısı ile hemoroid ve bu bölge hastalıkları çok önem arzediyor. Çünkü bu hastalık çok fazla görüldüğü için doğalmış gibi karşılanıyor ve ciddiye alınmıyor, mahremiyet ve utanma duygusu işin içine girince sanki hiçkimsede bu hastalık yokmuş gibi davranılıyor.

Makatın hemen ağzında yani kalın bağırsakların sonunda, bitim noktasında bulunan toplar damarlarca zengin dokuların zaman içerisinde esneyip aşağıya doğru sarkarak büyüme yapması ve makattan dışarı çıkmasıyla hemoroid hastalığı oluşmaktadır.

Hastalığın 4 evresi vardır. 1. derece hemoroid sorununda doku ilk büyümeye başladığında o bölgede hafif bir kabarıklık oluşturmakta çok ender kanama yapabilmekte. 2. derece hemoroidte ise bu baloncuk biraz daha büyür, dışkı bunu dışarıya doğru basınçla ittirerek dokunun tuvaletle dışarı çıkmasına sebep olur. Dışarı çıkan bu baloncuk henüz elastikliğini kaybetmediği için tuvaletten sonra tekrar yerine geçer. Bu dönemde de kanama olabilir, elle temizlik yapıldığında hasta memeleri hissedebilir, bölgede ıslaklık, kaşıntı, yanma olabildiği gibi tuvalet düzeninde de bozulma olur yani hasta tuvaletini yaptığı hâlde tuvaleti bitmemiş gibi hisseder. Hastalık 3. dereceye geçtiği zaman artık kendini çok net belli eder ve her tuvalette bu memeler dışarı çıkar, dışarıda kalır. Meme denilen bu dokular kalın bağırsağın iç dokusudur ve kırmızı, pembe, sümüksü ıslaklığı olan, kanayan dokulardır. Bir yumruk büyüklüğü kadar dışarı çıkabilmektedir. Hasta bu evrede o dokuyu parmakla içeri katmaya çalışır veya cesaret edemeyip bir saat kadar yatıyor ki o dokular yavaş yavaş içine girsin. Hasta bu evrede bile tedavi olmazsa hastalık artık 4. dereceye ulaşmış olur ki bu dönemde memeler artık tamamıyla dışarı çıkar ve sürekli dışarıda kalırlar, artık içeri gitmez içeri itilse bile dışarı çıkar.

Hemoroid rahatsızlığı, hem sağlık açısından hem hijyen açısından hem de hastanın konforu açısından ciddi zararları olan bir süreçtir. Dokular dışarı çıktığı ve sıkışıp kaldığı zamanlarda şişmeye başlar ve çok büyük bir ağrı ile birlikte kanama, ıslaklık gibi rahatsızlıklardan dolayı hasta oturamayacak hâle gelir ve tamamen yatağa mahkum bir hâldedir.

Hemoroid (Basur) Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Hemoroid Tedavisi

Sizde de yukarıda bahsettiğimiz belirtiler veya şikayetler varsa mutlaka işin uzmanı bir hekime muayene olmalısınız çünkü, hemoroid olarak düşündüğümüz hastalık, kalın bağırsak kanseri, makat yırtığı veya fistül gibi ciddi hastalıklar da olabilir. Bu şikayetlerle gelen hastanın kalın bağırsaklarının son 20 cm’sinin gözle görülen muayenesinin yapılması lazım. Kişi hemoroid hastası olsun ya da olmasın kalın bağırsak hastalıklarının yaklaşık yüzde 80’i bu bölgede belirti verir. Muayene yapılıp tanı konulduktan sonra tedaviye geçilir.

Tedavideki amaç, esnemiş fazlalık dokuyu yok etmektir ve bunun çeşitli yöntemleri var. Bunlar arasında ameliyatla kesip çıkarma işlemi var fakat sonrasında 15 gün korkunç ağrılar, 45 gün iyileşme süreci gibi dezavantajları ve çok düşük ihtimalle komplikasyon riskleri de var. Ayrıca kişi bu yöntemle 1 – 1,5 ay toplumdan kopmak zorunda kalır. Bunun yerine genelde pratik tedavi yöntemleri yani günü birlik tedavi denilen kişiyi anında tekrar yaşamına geri döndüren tedaviler tercih edilmektedir. Bu yöntemde hemoroid denilen damar yumaklarının dibinden gelen kanı engelleyerek beslenmesi bozulmakta ve o kitlenin kansız kalarak ölmesi sağlanıyor. Kitle 3-5 gün içinde cansızlaşıyor ve öldükten sonra da 10-15 gün içinde oradan eriyip kopuyor. Bu işlem muayene sırasında aynı anda yapılmakta ve çok kısa sürmektedir.

Muayene yapılırken hasta kesinlikle utanıp sıkılacağı bir pozisyonda bulunmuyor. Hasta normal yatakta yatar gibi sol yan tarafına yatar pozisyonda tamamen özel kıyafetle giyinik, örtülü vaziyette muayenesi yapılmakta. Özellikle secde eder pozisyonda muayene hastayı çok rahatsız ettiği için hasta kesinlikle bu pozisyonda bulunmamakta ve o şekilde muayene edilmemektedir. Muayene esnasında hasta karşısındaki ekrandan işlemi takip ediyor, hastalığını görüyor ve durumu izah edildikten sonra yatağından kalkmadan tedavisi yapılıyor. Muayene, teşhis ve durumun hastaya izahı dahil 10-15 dakika sürebilir ama tedavi 5 dk sürüyor. Daha sonra hastalığın tedavisi bitiyor ve masadan kalkar kalkmaz herhangi bir şikayet olmadan günlük hayata dönülebiliyor.

Hasta ne kadar erken safhada muayeneye giderse o kadar konforlu ve rahat tedavi edilebilmekte.

Hemoroid ile İlgili Çok Sorulanlar

Hemoroid tekrarlar mı?

Her türlü tedavi yönteminde çok düşük de olsa tekrarlama olabilir.

Hemoroidten korunmak için su içmek önemli midir?

Mutlaka önemlidir, vücudun su ihtiyacını karşılamak gerekir.

Hemoroidten korunmak için nasıl beslenilmeli?

Öğün atlamadan düzenli ve dengeli beslenmek gerekir. Özellikle kahvaltı mutlaka yapılmalı. Fastfoodtan uzak durmalı.

Hemoroidten korunmak için tuvalet davranışımız nasıl olmalıdır?

Tuvaleti sabah kahvaltıdan sonra yapmak daha doğrudur. Bunun dışında tuvalette çok uzun süre oturmak ve uzun süre ıkınmak en problem oluşturan sebeplerdir, bunlardan kaçınmak gerekir.

Yorum Yok

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir